Ari'Blog

Just imagine

Çernobil Hatası

Çernobil faciası olarak bilinir ama ben böyle anmak istemedim. Çünkü Çernobil ile ilgili aklımızda kalması gereken çıkarımın “facia” değil “hata” olması gerektiğini düşünüyorum.

Neden böyle düşündüğümü yazımın sonunda açıklayacağım.

Çernobil de tıpkı önceki yazımda anlattığım “Afgan Kız”‘ın hikâyesi gibi içinde çok farklı kavramları barındıran derinlikli bir hikâye, fakat ben olayı öncelikli olarak size anlatabildiğim kadar teknik açıdan anlatmaya çalışacağım. Çernobil’de tam olarak ne olduğunu, neden olduğunu, sorumluluğun kimde olduğunu bu şekilde çok daha net bir şekilde zihnimizde canlanabileceğini düşünüyorum. Başlayalım.

Salıncaklar ve dönme dolap, 1 Mayıs 1986'da Ukrayna'nın Pripyat kentinde Sovyet 1 Mayıs kutlamaları için açılması planlanan bir eğlence parkında duruyor. Açılıştan bir hafta önce 26 Nisan 1986'da Çernobil felaketi olduğu için asla açılamadı.
Salıncaklar ve dönme dolap, 1 Mayıs 1986’da Ukrayna’nın Pripyat kentinde Sovyet 1 Mayıs kutlamaları için açılması planlanan bir eğlence parkında duruyor. Açılıştan bir hafta önce 26 Nisan 1986’da Çernobil felaketi olduğu için asla açılamadı.

Çernobil Nedir?

Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Ukrayna’nın Pripyat şehri (santralde çalışan işçiler için kurulmuş) yakınlarında bulunan Çernobil Nükleer Elektrik Santralinde ilk reaktör 1977’de faaliyete geçti. Ardından her biri 1000 MW gücünde 12 reaktör ile dünyanın en büyük nükleer enerji santrali olması planlanıyordu. 1986 yılına kadar 4 reaktör inşa edildi ve 2 reaktörün de inşası devam ediyordu.

Patlamadan Önce Pripyat
Patlamadan Önce Pripyat

Çernobil’de Ne oldu?

26 Nisan 1986’da Çernobil’in dördüncü reaktöründe yapılan bir test sırasında nükleer bir kaza veya daha basitçe anlatmak gerekirse bir patlama oldu. İçinizde nükleer fiziğe ilgi duyanlar var ise bir nükleer santral reaktörünün nasıl patlayabileceğini düşünüyor olabilirsiniz. Lakin patlama esnasında santralde görevli olan sorumlu baş mühendis (Anatoliy Dyatlov) dahi patlamanın olduğuna uzun bir süre inanmadı.

Bir Nükleer Reaktör Nasıl Çalışır?

Nükleer reaktörler aslında temelde su buharının bir türbini döndürmesiyle elektrik üretirler. Burada önemli olan buharın nasıl elde edildiğidir. Geleneksel enerji santralleri kömürü yakarak buharı elde eder. Nükleer enerji santrallerinde ise durum basitçe şöyledir. Uranyum-235 elementlerinin nötronları bir diğer uranyum-235 elementinin atomuna çarpar. Çarpma sonucunda atom parçalarına ayrılır ve yüksek miktarda enerji ortaya çıkar. Fakat nötronların çok yüksek hızlarda hareket ederken bir atoma denk gelmesi düşük bir ihtimaldir. Bu sebeple uranyum-235 pompaları grafitle çevrelenmiştir. Bu sayede nötronların akışı düzenlenmiş olur.

Önemli olan bu zincirleme reaksiyonu dengede tutabilmektir.

Patlamadan bir gün önce

25 Nisan’da testin hazırlıklarına başlandı. Nükleer reaktörler kendilerinin çalışması için gereken enerjiyi de kendileri üretirler. Testin amacı reaktörün yeteri kadar enerji üretememesi durumunda ek güç kaynağı olarak türbin jeneratörünün kullanılmasını denemekti.

Patlama Gecesi

Test, reaktör 700 – 1000 megawatt (MW) arası güç seviyesinde enerji üretirken gerçekleştirilecekti. Testin yapıldığı gece güç seviyesi 700 MW’a indirilmeye başlandı. Fakat güç durdurma ayarı 700 MW’a ayarlanmadığı için güç seviyesi 30 MW’a düştü. Bu seviye bir nükleer reaktör için çok tehlikeli bir seviyedir.

Çernobil 4. Reaktör Kontrol Odası
Çernobil 4. Reaktör Kontrol Odası

Patlamadan Dakikalar Önce

Güç tekrar kazanılmaya çalışıldı fakat sorumlu baş mühendisin isteğiyle teste 200 MW enerji üretilirken başlandı. Bu normalde olması gerekenden 500 MW eksikti. Test başlatıldıktan bir süre sonra enerji seviyesi hızlıca yükselmeye başladı ve olması gereken seviyeden çok daha yüksek bir seviyeye çıktı. Bunun sebebi reaksiyonu yavaşlatan dengeleyici hiçbir aracın kalmamış olmasıydı.

Kurtarıcı Düğme

Dünyadaki tüm nükleer reaktörlerde reaksiyonu o anda tamamen durdurmak için kullanılan bir düğme vardır. Bu butonu bir acil durumdan hızlıca kurtulabilmek için kullanılabilecek bir paraşüt olarak düşünebiliriz.

Enerjinin normalden daha yüksek seviyelere çıktığını gören operatör, reaksiyonu durdurmak için bu düğmeye bastı. Bu düğmenin çalışma mantığı şudur. Reaktörlerin nasıl çalıştığını basitçe anlatmıştım. Tıpkı reaksiyonu hızlandırmak için kullanılan grafit gibi, bunun tam tersine reaksiyonu yavaşlatmak için kullanılmak üzere tasarlanmış kontrol çubukları vardır. Bu çubuklar bor elementiyle sarılmıştır.

Mahkemede
Anatoly Dyatlov - Baş Mühendis Yardımcısı  (oturmuş, öne eğilmiş)
Viktor Brukhanov - Santral Müdürü (oturmuş, solda)
Nikolay Fomin - Baş Mühendis (oturmuş, sağda)
Mahkemede
Anatoly Dyatlov – Baş Mühendis Yardımcısı (oturmuş, öne eğilmiş)
Viktor Brukhanov – Santral Müdürü (oturmuş, solda)
Nikolay Fomin – Baş Mühendis (oturmuş, sağda)

Patlamadan Saniyeler Önce

Bor enerjinin üretilmesini sağlayan nötronları absorbe ederek reaksiyonun yavaşlamasını sağlar. Çernobilde bu kontrol çubuklarından 211 tane bulunuyordu. Kurtarıcı -paraşüt- düğmeye bastığımızda tüm kontrol çubukları aynı anda devreye girerek reaksiyonu durdurur. Fakat reaksiyonu durdurması beklenen bu çubuklar devreye alındıktan sonra enerji seviyesi daha da yükselmeye başladı. Çünkü bu çubuklar bordan yapılmış olsalar da uçları grafitten yapılmıştı. Bu artışın sebebi grafitti. Bu noktada kontrol çubuklarının tamamı neden bor değildi gibi bir soru gelebilir aklınıza.

Soru çok mantıklı olsa da cevabı maalesef çok basit. Ucuzdu. Çernobil’de maliyeti düşük olan bu kontrol çubukları kullanılmıştı.

Geri Dönülemez Nokta

Bu artışın sebebini anlayamayan sorumlu mühendisin bu noktadan sonra yapabileceği hiçbir şey yoktu.

Normal şartlarda 3.200 MW maksimum enerji üretmesi gereken reaktör 33.000 MW enerji seviyesine ulaştı. Hatta muhtemelen daha da yüksek bir seviyedeydi, fakat patlamadan önce okunan son değer 33.000 MW oldu.

Patlama Sonrası Reaktörün Fotoğrafı
Patlama Sonrası Reaktörün Fotoğrafı

Patlama

Çernobil’de aslında iki patlama oldu. İlki reaktör içinde biriken basıncın sebep olduğu patlamaydı. Bu patlamayla reaktörün kapağı açıldı. Açılan kapakla birlikte reaktörün içine dolan oksijen, hidrojen ve grafitin birleşmesini sağlayarak ikinci patlamaya sebep oldu.

Çernobil’in Sorumlusu Kim?

Hikâyeyi incelediğimizde kazanın sebebinin hem personel, hem de yetersiz tasarım olduğunu görüyoruz.

Baş mühendisin dikkatsiz kararlar alması sonucu oluşan tablo, maliyeti düşük, yetersiz kontrol çubuklarının kullanılmasıyla tam bir faciaya dönüşmüştü.

Sonuç

Kazanın sebep olduğu can kaybı tam olarak bilinemese de resmî olarak raporlara geçen miktar sadece 31 kişi oldu. Patlamanın etkisiyle o anda hayatını kaybeden 31 santral çalışanı oldu fakat maalesef durum bundan çok daha kötü olduğunu biliniyor.

Patlamadan sadece Ukrayna değil Türkiye dahil çevredeki birçok ülke de etkilendi. Patlamadan sonraki aylar hatta yıllar içinde radyoaktif maddeler, bulutlar ve rüzgarlar aracılığıyla tüm ülkelerin üzerine adeta serpildi. Serpilen bu radyoaktif maddeler sonucunda birçok hastalık ortaya çıktı.

Bazı bağımsız araştırmalar Çernobil’in doğrudan veya dolaylı olarak 200.000 kişinin ölümüne sebep olduğunu gösteriyor.

Pripyat Terkedildikten Yıllar Sonra Doğanın Canlanması
Pripyat Terkedildikten Yıllar Sonra Doğanın Canlanması

Şu An Çernobil

Santralin etrafındaki 4.000 kilometrekarelik bir alan terk edilmiş durumda.

Santralde çalışan işçilerin ailelerinin yaşadığı Pripyat kenti tamamen bir hayalet kente dönüşmüş durumda.

2016 yılında reaktörden yayılan radyoaktif sızıntıyı engellemek için 2016 yılında çelik bir kalkan yapılarak reaktörün üstü kapatıldı.

2016 Yılında İnşa Edilen Çelik Kalkan
2016 Yılında İnşa Edilen Çelik Kalkan

Yüksek radyasyonun bugün dahi doğaya ciddi bir olumsuz etkisi olduğu biliniyor ve bu etkinin neredeyse 100 yıl daha sürmesi bekleniyor.

Çernobil son yıllarda turistlerin ziyaretine açıldı. Ziyaret ettiğinizde Çernobil’deki radyoaktivite seviyesini ölçmek için bir cihazla birlikte dolaşıyorsunuz. Birçok alana girmeniz yasak, çünkü bu alanlarda radyoaktivitenin hâlâ çok yüksek olduğu biliniyor.

Çernobil’le ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz birçok araştırma bulabilirsiniz fakat Çernobil üzerine yapılmış olan bir dizi var. Normalde bu tür olaylar üzerine yapılmış diziler gerçeği yansıtmaz, kurgu gerçek hikâyeyi tümüyle bastırır. Lakin bu dizide hikâye neredeyse tüm gerçekliğiyle anlatılmış, izlemenizi tavsiye ederim.

Chernobyl – Dizi Fragmanı
Chernobyl – Dizide Patlamanın Sebebinin Açıklandığı Sahne

Çernobil facia mı, hata mı?

Hatalar her zaman olacaktır, önemli olan onlardan tecrübe edinmek ve onları tekrarlamamaktır. Facialar hataların sonuçlarıdır. Eğer biz hatalar daha oluşmadan onların üstesinden gelebilirsek, facialar için enerjimizi boşuna harcamamış oluruz.

Ben işte bu sebepten Çernobil’in bir facia olarak değil hata olarak akıllarda kalmasını diliyorum. Hatalardan ders aldığınız sürece hatalardan korkmayın. Hatalar bizi ancak bu yolla geliştirir.

Anyone who has never made a mistake has never tried anything new.

Hiç hata yapmamış olan kimse yeni bir şey denememiştir.

Albert Eınsteın



Yeni yazılarımı paylaştığımda haberdar olmak için abone olabilirsiniz:

Next Post

Previous Post

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

© 2021 Ari'Blog

Theme by Anders Norén

%d blogcu bunu beğendi: